1 Ara 2009

Varlığında Yaşattığım Yokluğuma..

Yazar: mira | Kategori: Betül KİRTİ [mira], Yazar ve Yazıları

Varlığında Yaşattığım Yokluğuma..

 

“Hissettiremesem de bil ki, Varlığın benim için büyük bir armağan
Ve çok seviliyorsun sevdiğin tarafından…”

 
Yazmak düştü kalemime, ucundan dökülecek olan kelimelere ise anlatmak..
Kalemin haberi var mıdır,
Yazmak sen/i olunca kelimelerin aczine takılı kalacağından?..
Karaladığı her bir incinin karalığın da, kendi karalığına boyanacağından?..
Ya kelimeler, onlar da haberdar mı?
İçinde bulundurmaya çalıştıkları sen/i,
İçine düşemeyecek kadar özel, kelimelere sığdırılamayacak kadar güzel olduğundan..
Peki ya içim?..
İçim de bundan haberdar ve farkında[mı]
İşte bak! Farkındalığını zorlayarak seni nakşetmek istiyor sayfalara,
Ve yüreğine nakşedildiğim bir güzellikte, güzellik sunmak istiyor yüreğine..
 
Yaşamak..
Seninle başlayan, senin kattığın değerle anlam bulan o inanılmaz kavram.
Bu kadar anlam doluysa eğer yaşamak, Bil ki senin kattığın değerdir onu bu kadar anlamlandıran..
 
Sonrasın da sevmek..
İlk gözlerinde, o ince parıltı da gördüm sevgiyi. O zaman anladım beni ne denli çok sevdiğini. Ve işte o zaman düştü gözlerinden yüreğime, sevmek gibi anlam dolu olan o derin duygu içime..
 
Güvenmek..
Zahiren yine seninle başlayandı.
Kolların arasında oluşum huzurun şefkatli kucağıydı.
O an anladım. Senin yanında, senin kolların arasında huzurluydum ben. Çünkü seninle beraberken güvendeydim ben..
Biliyorum ki, bana zarar vermeyecek olan sen ve biliyorum ki her zarar verecek olan karşısında dikilip duracak olan da sen..
 
Yaşadığım her şeyde, her ilk deneyimde sen vardın yanımda. Varlığın, varlığımın yanından ayrılmamacasına söz vermişti adeta.
Her zaman sen vardın ve her zaman da sen olacaktın. Hep olduğun gibi, hep olacağını bildiğim gibi..
 
Sevinç, hüzün, mutluluk, keder ve dahası.. Hepsini sende gördüm.
Kendimin dahi yaşayabileceğini bilmeden hepsine sende şahit oldum..
Karşılaştığı her zorluk karşısında dimdik duran kuvvetli duruşlarını gördüm her zaman. Bu kadar güçlü nasıl olunurdu, bu kadar dik nasıl durulurdu anlamadım, anlayamadım hiç bir zaman.
Her şeyi sende öğrenmişken, böylesi güçlü olmayı nasıl öğrenememiş, hayatıma geçirememiştim?..
Oysa ki sendim, oysa ki sendendim ama ne var ki sende ki kadar güçlü değildim..
Ben, üzerime dar gelen pes etmelerin, yılmaların libasını geçirmişim üstüme,
Güç geldiği yerde, sabredemediğim, üzerime dar geldiği yerde pes edip, kaçıp gitmelerin.. Sen de ise, sana güç katan ve yalnızca sana ait olan bir libasın içinde, pes etmelerden, kaçıp gitmelerden, serzenişlerden uzak.. Sen de kararlılık, dik durmak, sabretmek ve sabırdan aldığın güç ile kabullenmek var ve ben hayranım bu özelliğine, bu özelliğinden aldığın güce..
“Peki ya ben?” diyorum dönüp kendime..
“Acıları, hüzünleri hissedebilecek kadar büyüdüm de, onlara sabredebilecek kadar büyümedim mi?..” diye sorarken, sesin doluyor kulaklarıma;
“Öğrenme yolunda ilerliyorsun ve ben olduğun zaman öğrenmiş olacaksın, sadece sabret ve bekle…”  Bir tebessüm ediyorum sözlerine.
“Sabretmek!.. Senden öğrenemediğimi, benden yapmamı istiyorsun öyle mi?” diye karşılık veriyorum sen diye konuştuğum suretine.
Bu yolda sabrı azık edinip beklemek büyürken gözümde, sesinle irkiliyorum olduğum yerde; “Ben olabilmek için bu yollardan geçmeli ve sabrı da bu şekilde öğrenmelisin” diyorsun umut dolu sözlerinle..
Bir tebessüm daha yerleşiyor yüzüme ve bıraktığın umut ile kucaklıyorum hayalimde ki suretini bile.. Endişeli olsa da içim söz veriyorum yine de “Sen olabilene kadar bekleyeceğim ve sabredeceğim” diye..
 
Daha zamanım var diyerek bırakıyorum kendimi huzur dolu kucağına..
Şimdilik senin nazlın, şımarık, küçük bir çocuğun olmak için sığınıyorum kolların arasına ve yaptığı yaramazlığı affettirmek istercesine, bir çocuk masumiyeti içinde sokuluyorum koynuna..
Ve beni affet istiyorum..
Sen kadar sevemediğim için, sen kadar sevgimi gösteremediğim için.
Önceliğim sen olman gerekirken,senin gösterdiğin kadar öncelik gösteremediğim için
Elimi tutan ellerin, hüzün dolu ve sevgi dolu gözlerin arasında senin kadar başarılı olamadığım için.
O Yüce Sevgiliden dökülen nasihate kulak tıkayıp, en güzel davranışa sen layıkken bunu yerine getirip, gösteremediğim için..
Ve sen kadar sen olamadığım için affet, beni affet..
Beni, Küçüğünü affeder misin anne?..
Yazar: Betül Kirti / Mira
90 kez okunmus

Etiketler: ,

Yorum Yap,Fikrini Paylaş

Yorum yapabilmeniz için giriş yapmış olmalısınız.