1 Şub 2010

Yalnızlık mı?.

Yazar: Secde_Gulleri | Kategori: İsmail BİLİR [Secde_Gulleri], Yazar ve Yazıları

YALNIZLIK MI?

Nedir yalnızlık? İnsanın kör bir kuyu da tutsak olması mı? Yoksa ruhunu yalnızım diye kandırması mı? Ya da kimsesizim diye kendini aldatması mı? Nedir bu yalnızlık denen tatlı çile?

O zaman yanıtlayalım:

Ne kör bir kuyu, ne ruhun yalnızlığı, ne de kimsesizim diye kendini aldatmak!. Yani hiçbiri. Bunların hepsi KOCA bir YALAN. Yalan değilse de bir bahaneden öte geçemeyecek bahaneler. Yalnızlığın tanımını yapmak, ya da yalnızlığı gerçek mana da tanımak; sadece ve sadece onu yaşamaktan geçer. Ne kadar da büyüttük ve süsledik bu yalnızlığı. Hayır! ne büyüttük, ne de süsledik. Sadece var olan yalnızlığı aldık bu kez kaleme. Kalemde tercüme etmemeye meyilli.

Kalemin mürekkebi yettiğince, dilinin döndüğünce yazalım o zaman.

Gerçek mana da herkes te bilir ki:” YALNIZLIK, VARLIĞI MUHAKKAK LAZIM OLAN, YÜCE RABBİ RAHMANA MAHSUSTUR!” Bu cümleye herkesin kulağı aşinadır. Aşinayız ama bilmiyoruz o yalnızlığı. Biz aciz tenler, zaten o yalnızlığı tadamayız, algılayamayız, bilemeyiz. Allah’u teâlaya mahsus olan yalnızlık; Allah’ın (c.c) tekliğini, varlığının bir denginin ve benzerinin olmadığını, hakiki alemde yegâneliğini, ne bir eşinin, ne bir denginin, ne de benzer bir renginin olmamasıdır. Rabbimize, mahsus ve ait olan yalnızlık, O’nun birliğinin en büyük kanıtı ve varlığının bir olmasının en büyük delilidir. Yalnızlığı, Allah’a (c.c) mahsus etmek, naciz tenlerin O’na olan saygısı ve edebidir. Bu yalnızlık, bir insanın köşe de çaresizce kalmış ve hiç kimsesinin olmaması durumunda yaşadığı duyguları ifade eden yalnızlıkla eş değer değildir. Sadece YEGANELİKTİR!.

Biz insanız. Ve bizlerden milyarlarca var edilmiş. İnsanoğlu elbette ki yalnız değildir. İnanan ve iman edenler için, kudreti ve hikmeti ile bütün cihanı ve alemi yaratan Rabbi vardır. Rabb’ini bulan neyi kaybeder?! Rabbi olan neden yalnız olsun ki?. İnsanoğlu asla yalnız değildir.

Yalnızlığı kendine mal eden, yalnızlık; duygularına sanki bir virüs gibi bulaşmış insanlar, tek olduğunu, kimsesiz kaldığını vurgulamaz. Burda anlatılmak istenen yalnızlık; BİR BAŞINALIĞI simgeler. Madden yalnız olmasa da manen yalnız kalınabilir. Binler içinde olsa da yalnızlık duygusunu tadabilir. Yalnızlık; bir olmayı, tek olmayı değil; bir başına kalmayı, yalnız başına olmayı ifade eder. Çevrenizde binlerce insan vardır. Aileniz, eşiniz, çocuklarınız, arkadaşlarınız, akrabalarınız, dostlarınız, komşularınız… Bu demek olur ki, bizim binlerce benzerimiz, milyonlarca dengimiz ve milyarlarca türümüz demektir. O zaman insana mahsus olan yalnızlık, insanın tekliğini değil, binler içinde kendini soyutlanmış hissetmesinin göstergesidir.

Kim ki, karanlıklar içinde yalnız başına kalsa, kim ki dertler içinde devâlar için yola koyulsa, kim ki zindanî mekanlar içinde zifirlerde kaybolsa; tek aradıgı ve sığındığı, gerçek yalnızlığın SAHİBİ, ALLAH’tır. Ama o karanlıklarda, deva için çıkılan yollarda, zifiri mekanlarda, insan bir başınadır. İnsanın bir başına olması ya da kendini yalnız ve çaresiz hissetmesi, insanın yalnızlık duygularına kapılmasının en büyük göstergesidir. Bu yalnızlık ise asla “Allah teâlaya mahsus edilen yalnızlığın aynısı değildir.” Arada ki farkı görmek ve bu iki yalnızlığı birbirine karıştırmamak gerekir.

Amenna ki RABBİMİZ birdir ve eşi benzeri yoktur. O’nun benzersiz oluşu yalnızlığının yani varlığının tek oluşudur. İnsanın yalnızlığı ise zaten insanı Allah’a yönlendiren bir olgudur. Bunu fark edemeyen ya da fark ettiğini düşünüp yalnızlığı yoldan çıkaranlara asla sözüm yok.

İnsan neden yalnız kalır ya da insanın yalnızlığının nedeni nedir diye sorarsak? Alacağımız cevap bir hayli uzun olur. Çünkü yalnızlık bir cümle ile yazılacak, bir kalıba sığdırılacak kadar basit bir olay değildir. Yalnızlık, kişiden kişiye değişen nedenler içerir. Kimi, evladını uzak şehre uğurlar ve yalnız kalır. Kimi en candan dostundan ayrı düşer ve yalnız kalır. Kimi, sevdiklerini göremediği için, kimi umduğunu bulamadığı için, kimi bunalıma sürüklendiği için, kimi hayatın acı gerçeklerine dayanamadığı için, kimi terk edildiği için… bu içinler süregidedursun..

Duyguların, boşluk uçurumlarından düşmesi, insanı yalnızlığın mekanına götürür. Düşünceleri bir kenara atıp, sukünete girmeyi, içindeki acıyı paylaşmadan bir başına duygularıyla yaşamayı seçmek; YALNIZLIĞIN cirit attığı sokaklarda gezmeye meyillenmek demektir. Burda insanın seçmiş olduğu yol, insanlardan uzak kalmak, duygularını ve acılarına karşısına alıp düşünmektir. “Yalnız kalmak istiyorum, lütfen beni yalnız bırakır mısınız” cümlesini dile getiren bir insan, duygularıyla, içindeki karmaşalarıyla hesaplaşması gerektiğini bildiği için böyle bir istekte bulunur.

Bu yalnızlık sadece dünyevi yalnızlıkta değildir. Rabbine layık olamayan, kendini öksüz bir ümmet olarak gören tenlerinde yalnızlığı yaşaması olarak düşünebiliriz. O’na (c.c) kul olmak, Resûl-i Ekreme ümmet olmak en büyük niğmet olsa gerek. Ama kulluğu yerine getirememek, efendisine layık olamamak; yalnızlık duygularının, içimizde yılan gibi kıvrılması ya da kıvranması demektir. İnsan, yalnızlığa hangi pencereden bakıyorsa öyle görür. Bu pencerenin adı: kimi zaman aşk, kimi zaman ayrılık, kimi zaman da acıdır.

Uzun bir yazı oldu. İnslh okuyan kardeşlerimiz için yararlı bir yazı olmuştur.

Son bir mısra ile noktalamak gerekirse;

“Soğuk iklimlerin ayazlı gecelerinde, biçare bahtsızım,
Hücrelerimin en ücra köşelerine işleyen aşkınla yalnızım.”

Yazar: İsmail BİLİR / Secde_Gulleri

511 kez okunmus

Etiketler:

5 Yorum “Yalnızlık mı?.”

  1. mira diyor ki:

    “İnsanın yalnızlığı ise zaten insanı Allah’a yönlendiren bir olgudur.”

    Özetlemek için yeterli bir cümle olsa gerek.
    Eğer ki yalnızlıkta O’na varmıyorsa yürek işte o zaman gerçekten yalnızdır..
    İlk okuduğumda fazlasıyla içime işleyen bir yazı olmuştu ve yeniden aynı tadı almak güzeldi..
    Böylesi yalnız olan yüreklere selam olsun..

    Yüreğinize sağlık, yüreğiniz hep yalnızlığa olsun…

  2. geceler diyor ki:

    Yalnızlığı kendine en güzel dost edinen. Yalnızlıkla huzura eren.
    Yalnızlığın ne olduğunu bilen bir Yürekten dökülür ancak kaleme… Ve Gösterir, Yalnızlık nedir? nasıl bir şeydir? Yalnızlığı bilmeyen gözlere…

    Allah (c.c) bir ömür boyu Yalnızlığın huzurunu doldursun Yalnızlığa Dost O Yüreğe…

  3. funda diyor ki:

    Yalnizligin aslinda bir lutuf oldugunu, Rabbimize yaklasmamiz icin bir firsat oldugunu bu güzel yaziyla bir kez daha hatirlattigin icin, cok tesekkür ederim. Yüregine saglik. Dua ile…

  4. birsen diyor ki:

    Aslında yalnızlık; özgürlüğü arayan kendini keşfetmeye ve aşmaya çalışan kendi iç alemine girmeye uğraşan insan ruhunun sığınağıdır. Kasvetli olduğu kadar faziletlidir de. Yerin dibine batırabildiği kadar zirvelere de çıkarabilir. Daralttığı gibi geliştirebilir de. Çünkü yalnızlık duygusu insanı tanımada doğru ve yanlış kavramada hayatı yorumlamada çok önemli bilgiler verir ufkumuzu genişletir.

    Eğer ilahi bir hikmet olmasaydı Yanlızlık; peygamberlerin ,evliyaların ve Hakk aşıklarının ikinci adresleri olmazdı ..

    Yanlızlığı bu kadar güzel tasvir edip aktarabilmek , için ,sanırım bu hayatın hazzını iyi, bilen bir kalem yazardı ;Tıpkı sizin gibi ..tebrik ediyorum hakikaten güzel bir yazıydı ismail bey kardeşim..

    Yüreğindeki ve hayatındaki yanlızlıklar senin Miracın olsun inşl..

  5. Maaze-Kamer diyor ki:

    Yalnızlık adıyla degil yasanılmasıyla yalnız kalıyor.İste böyle!.

Yorum Yap,Fikrini Paylaş

Yorum yapabilmeniz için giriş yapmış olmalısınız.