1 Nis 2010

Ana Başa Taç imiş.

Yazar: Necdet EREM | Kategori: Necdet EREM [necdet], Yazar ve Yazıları
Ana Başa Taç imiş.
 
 Dünyayı ak sütünün ak iklimi ile aydınlatan analar!

Her anınız mutlu,

Her gününüz kutlu olsun.

Cennet anahtarı,

Ayakları altıda saklı olduğu,

Peygamber müjdesiyle serfiraz,

Mübarek analar.

Dünya,

Sizin Mesih soluklarınızla hayat buldu,

Sizin yed-i beyzanızla şekillendi.

Allah nebileri bile beşere,

Sizin şefkat elinizle hediye etti.

O kutlu elleri öpülesi Analar.

Doğarken hayatını,

Beslerken rahatını,

Bir bedel beklemeden,

Seve, seve ortaya koyan,

Dudaklarında dua çiçekleri açan,

Can yongamız,

Gönül goncamız,

Analar.

Öperiz ellerinizden,

Gönlümüzün ta derinliklerinden.

Güneşin yedi rengi gibi kuşatsın yedi iklimini dünyanın,

Sevginiz,

Şefkatiniz,

Merhametiniz,

Ve sonsuz muhabbetiniz.

Kovsun karanlıkları geldikleri o uğursuz şeytanlar diyarına,

Ulaştırsın insanlığı aydınlık yarınlara.

Zaman zaman unutmuş gibi davransak ta,

İnanın sizi hiç unutmadık.

Asla!

Asla!

Unutmadık,

Unutamadık ki,

Tatlı sesinizi,

Ilık nefesinizi!

Şefkat kanatlarınızı hep üstümüzde,

Hayır dualarınızı hep arkamızda his ettik.

Sizin öğretilerinizle baktık yarınlara.

Ama bugün bir başka,

Günah mı çıkarıyoruz ne?

Yeniden hatırladık

Gönlümüzün derinliklerindeki

Unutulmaya terk etmiş olduğumuz

O kutsal duyguyu,

O sonsuz sevgiyi.

Kaldırmaya çalışıyoruz,

Dünyanın, sizinle aramıza giren kendisi gibi ruhsuz,

soğuk sevgilerini ve sevgililerini.

Anladık ki, büyümüş ana baba olmuş,

Hatta yaşlanıp dede,

Nine olmuş olsak ta,

Sizsiz olmuyor,

Anasız gönüller huzur bulmuyor.

Gördük ve eskilerin eskimeyen sözü

“Ana başa taç imiş,

Her derde ilaç imiş.

Bir evlat Pir olsa da anaya muhtaç imiş.”

Hakikati dudaklarımızda terennüme başlıyor.

Manevi varlığınıza olan muhtaçlık inkisarı içinde

“Ağlarsa anam ağlar,

gerisi yalan ağlar.”

Deyip ağyardan yüz çevirip,

Bu güne kadar sizi ağlattıklarımıza,

İçin için,

ağlayarak,

Büyük veli Hace Ahmet Yesevi gibi

“Tövbe Yarabbi rah-ı hataya gittiğime,

Bilerek ettiğime, bilmeyerek ettiğime.”deyip,

Biz evlatlar olarak

Size ettiğimiz eza ve çektirdiğimiz cefadan dolayı,

Af edici merhametinizi,

Bir daha istismar edip,

Şu asrın ruhsuz efkarının

Bize aşılamış olduğu vefasızlık

Ve nankörlüğünün tekrar edeceğini

Bile bile,

Bir daha,

Bir daha

Affımızı önce yüce yaratıcımızdan

Sonrada bütün annelerden,

Vefasız evlatlar adına diler dileniriz.

Yazar: Necdet Erem

993 kez okunmus

Etiketler:

4 Yorum “Ana Başa Taç imiş.”

  1. Secde_Gulleri diyor ki:

    Allah c.c. razı olsun abi.

    “Ağlarsa anam ağlar,

    gerisi yalan ağlar.”

    Bu mısra zaten herşeyi özetliyor. Ana gibi yar olmaz. ANNELER evlatlarını herşeyiyle kabul edecek kadar kutsal varlıklar. Onlara canlar feda olsun.

  2. sessiz minare diyor ki:

    Anne ne guzel bir varlik…. Anne hakkı ödenmez,sevmeye ömür yetmez,bütün dünya benim olsa,bir tane ANNEM etmez…..

    Anneni sevdigin kadar Allahi seviyormusun?diye sorumustu bi zamanlar uzaktan bir ablamiz.Utandim cevap veremedim.Aslinda tokat gibi geldi.Kendime geldim.

  3. Necdet EREM diyor ki:

    Anne ne güzel bir varlık….
    Onun hakkı ödenmez,
    Hakkiyle sevmek için,
    Bir ömür versen yetmez,
    Dünya hep senin olsa,
    Bir tane ANNEN etmez…..

    Evet Anne muhterem mahluk, Onun hakkı ödenmez,,
    Annenin kıymetini anne olmayan bilmez, Annenin saf sevgisi,
    Başka şeyle ölçülmez.

    Buraya kadar yazılanlar doğru ve güzel şeyler.
    Yalnız şu var ki siz Allah’ı Anneniz kadar seviyormusunuz sorusunu yönelten ablanız haddini aşmış. Anne sevgisi nasıl ki hiçbir sevgi ile mukayese edilemezse, Allah sevgisi de hiçbir şeyle mukayese edilemez.
    Bu soruya cevap veremeyen sadece siz değilsiniz, sanı yorum böyle münasebetsiz bir mukayeseye kimse cevap veremez.

    Tabiinin en büyüklerinden olan faziletinin, kemalatının, ilim ve marifetinin ünü asırları aşmış olan Hasan Basri Hz.lerine aklı evelin bir gelip ya imam Allah’ı severmisin? diye bir soru yöneltmiş.
    Büyük imam kızarmış, bozarmış, ne cevap vereceğini şaşırmış bir halde düşünürken; adam ya imam çocukların bile cevaplamakta zorlanmadığı bu sual karşısındaki sıkıntınız nedir deyine, Hasan Basri Hz.leri be adam bu nasıl sorudur. Seviyorum desem yalan söylemiş olurum. Sevmiyorum desem kafir olurum.
    Bu defa adam şaşkın bakışlarla İmamın yüzüne bakarken, İmam Hz. izah etmeye başlamış. Sevenin sendiğine karşı muhabbeti, itaati, teslimiyeti bu mu olur. Evet Allah’ı (cc) Hz.lerini layıkı ile sevmek mümkün değil. Ondan hakkıyle korkmak mümkün değil.
    Onun için kadınlar aleminin sultanı Rabi-a-i adviyye Ra. Ma erefnaka hekke marifetike ya maruf, Ma ebed nake hakke ibadetike ya ma-bu, ma şekernake şükrike ya meşkur diye inlemiş.
    Yani “ seni hakkı ile bilemedik ey bilinmesi lazım gelen zat.
    Sana hakkı ile ibadet yapamadık ey her şeyi emrimize amade kılan sonsuz ibadete layık olan mabud.
    Sana gerçek manada şükredemedik ey tüm nimetleri önümüze seren meşku. İlaahir.

    Evet değerli kardeşim.
    İnsan Allah karşı ne sevgide, ne korkuda, ne hamdde ne şükürde, ne ibadette ne iteatte layıkı vechile vazifesini yerine getiremez. Yalnız herkes gücünün yettiği kadarından mesuldür.

    Onun içindir ki Miracın en büyük meyvesi olan yatsı namazını müteakip aşir olarak okuduğumuz Bakara sue-i celilesinin son iki ayeti içinde yer alan “LAYUKELLİFULLAHE İLLE VUSAHA” hitabı ile Allah (cc) hazretleri bizden gücümüzün yetmediği şeyleri istemeyip bizleri özellikle zatına karşı sorumlulukların sınırsızlığı karşısında ezilmekten kurtarmıştır.

    Şunu diyebiliriz.
    Allah’ımı, Rabbimi Annem kadar sevip sevmediğim hakkında bir şey diyemeye bilirim.
    Amma ANNEMİ ALLAH İÇİN SEVDİĞİMİ RAHATLIKLA SÖYLEYEBİLİRİM.

    O soru size tokat gibi gelmiştir. Bu sizin adınıza güzel bir şey.
    Haklısınız fakat siz; Allah’ımı, Rabbimi Annem kadar sevip sevmediğim hakkında bir şey diyemeye bilirim. Amma ANNEMİ ALLAH İÇİN SEVDİĞİMİ RAHATLIKLA SÖYLEYEBİLİRİM.
    sözünü o ablanıza söyleseydiniz, o da ona sanıyorum bir daha haddini aşmama adına bir yumruk kadar tesir ederdi.

    Allah hepinizden razı olsun.
    Fakat bir birimizi zora sokmak hakkımız değil.
    Herkes haddini bilmeli diye düşünüyorum.
    Allaha emanet olunuz.

  4. geceler diyor ki:

    “Ana başa taç imiş,
    Her derde ilaç imiş.
    Bir evlat Pir olsa da anaya muhtaç imiş.”

    Analar ahh Analar. Demek yokluğunuzdan dertlere deva arayışımız…

    Elinize yüreğinize sağlık kardeşim. Daim olsun güzel yazılarınız inşaAllah…

Yorum Yap,Fikrini Paylaş

Yorum yapabilmeniz için giriş yapmış olmalısınız.