1 Nis 2010

Mevsim Bahar/mış…

Yazar: geceler | Kategori: Geceler [geceler], Yazar ve Yazıları

Bu hangi bahar?..
Kainat soyunduğunda insanların giyindiği bahar mı?!
Yoksa kainat giyinirken insanların soyunduğu bahar mı?!”

Diye düşünürken, kulağıma sokaktan gelen kuşların nağmeleri, ilkbaharın geldiğini söyler gibi. Onların sesleri arasında gözlerimi kainata doğru çevirdiğimde, toprağın canlandığını görüyor gibiyim. Kış uykusuna yatan börtü böcek çoktan kıpırdanmaya başlamış bile. Sonbaharda çırılçıplak soyunan kuru ağaçlar, ilkbaharın gelişiyle kimi beyaz kimisi pembe elbiselerine bürünmüş, yeryüzünü bir bayram havasına çevirmişler bile.

Sanki hepsinden ayrı bir ses, “Hey bakın bana! Benden güzelini görüyor musunuz?” derken bakıyoruz. Gerçekten harika! “Olamaz senden daha güzeli!” demeye tam niyetlenirken bir başka ses, “Hayır! Güzel olan o değil, benim!. Kafanızı çevirip bana bir bakarsanız, sizde bana hak vereceksiniz..” derken bakıyoruz. “Aaa! Gerçektende doğru söylüyor.”Diye.. Ağzımızı tam açacakken, bir başkası sesleniyor… Olamaz olamaz!  Bunların hepsi muhteşem, bunların hepsi ayrı bir güzellikte. Gözlerimizi bu harikalar harikası manzaradan mahrum etmek ne mümkün! Dalıyoruz seyre,Kâinat sergide..

Bunca güzel eseri hangi Sanatkâr yaptı acaba? 
Hangi fırçadan çıktı bunca güzellikler? Hangi ressam çizdi bunca resimleri?
Bir ağacın üzerine çizilen bir çiçek şekliyle, boyutuyla, rengiyle nasılsa binlercesi de hep aynı renkte aynı şekilde aynı ölçüde.. Bu sergi yalnız bizim sokağa açılmış değil! Bizim memleketimize, ülkemize de açılmış değil! Bu sergi dünyanın her yerine serilmiş… Bir önceki sergiden toplanıp diğer yere serilmiş de değil. Her yerin kendine ait resimleri bunlar. Peki nasıl olur? Bunca ayrı resimleri çizmeye hangi ressamın gücü yeter?. Mümkün mü bunları bir insanın yapabilmesi? Ya da kendi kendine böyle bir şeyin olabilmesi mümkün mü?. Hiçbir şey kendi kendine olamazken, bu kainat, bu yeniden canlanan yeryüzü nasıl kendi kendine olabilir?..

Olamaz elbet.. Ama olduran, buna gücü yeten biri olmalı.
Evet olmalı ve var. O da Kainatın tek Yaratıcısı ve tek sahibi olan Allah (c.c) …
Allah’tan (c.c)  başka kimin gücü yeter? Kimin aklı yeter?  Hangi kalem dayanır bunca çizime karşı? Hangi mürekkep yeter bunca boyaya karşı? Denizler mürekkep olsa, ağaçlar kalem olsa yeter mi acaba bunca sergiyi hazırlamaya?

Denizleri mürekkebe çevirip kullanmaya kalksak bir gökyüzünün mavisini boyamaya yetiremeyiz. Bir ağacın üzerine o muhteşem çiçekleri kim nasıl yerleştirebilir? Hepsi aynı dizaynda. Ne bir eksik ne bir fazlalık yok bir diğerinin diğerinden farkı. Bunları yapan tek bir el var. O da her şeyi yoktan var eden. Ol emriyle her şeyi olduran Allah (c.c)..

Şimdi bir bak ey İnsan!..
Sonbaharda yapraklarını bir bir döküp soyunmuş bir ağaç mı daha güzel?
Yoksa ilkbaharda yeşil örtüsüne bürünen bir ağaç mı daha güzel?
İşte sendeki güzellikte ağaçtaki güzellik gibidir…

Yazar: geceler

147 kez okunmus

Etiketler:

3 Yorum “Mevsim Bahar/mış…”

  1. HaFSaNuR diyor ki:

    Hersey oylesine mizan icindeki gercekten ablam. Her an her saniye yenilenen kainat, hic bozulmadan surekli asirlardir yenileniyor. Ve hersey muhtesem. Sadece basit gordugumuz bir agac yapragi bile, aslinda akla sigmiyacak bir duzenle yaratilmis. Ve dusunebiliyor musunuz, bu yapraktan dunyanin her bir kosesinde milyonlarca var. Ve bunlar surekli yenileniyor, yani idare edilmesi gerek. Iste bunlaru yapan sanatkar, oylesine guzel yaratmis ki kainati. SubhnaAllah diyebiliyoruz yanlizca. Cunku akla hayale sigmiyacak guzellikler.

    Ve son olarak sunu demek lazim, basit bir koy muhtarsiz, bir il valisiz olmuyorsa nasil olurda bunca guzelliklere sahip kainat basibos olabilir? Ve ayet- kerimeyle sonlandiriyim yazimi “Hic dusunmezler mi? ”

    Cook guzeldi ablam, beni dusunmeye sevketti. Yuregine saglik..Vesselam..

  2. mira diyor ki:

    “Dalıyoruz seyre,Kâinat sergide..”

    Bu yazı da [bu sayı da demek daha doğru olur] en çok dilime dolanan cümle.. Neden bilmem aklımda yer edinen bir cümle oldu. Manası derin olduğu için belki de.. Bir cümleden bir çok anlam çıkar, işte bu da bir çok anlamın çıkabileceği bir cümle. Her okuyanda, her manasına inende farklı anlamlar yükler, farklı güzellikleri aralar..

    Bir kulak açıp dinlesek onları, ne çok şey söylüyorlar..
    Bir dönüp baksak, ne çok gerçeği yüzümüze vuruyorlar..
    Onların kendine has konuşması var, bize anlatacakları, gösterecekleri gerçekler var..
    Dönüp baksak ve kulak verip dinlesek hepsinin farkına varacağız..
    İşte bu yüzden “Kâinat Sergide!” ve “Dalıyoruz Seyre!”

    Eyvallah ablam, yüreğine sağlık..

  3. Secde_Gulleri diyor ki:

    Mevsim Bahar’mış kime ne! Ruhumda acı, bana ne!

    Gözler görür mü hakikati. Hakikatin baharla doğuşunu. Çiçek gibi açışını…

    Hangi ten nevbaharı yaşar, hangi ruh hazanla batar. Bakmak mı görmek mi? Her varlıkta o imzaya dikkat çekmek mi?

    Sorular içinde soru.

    Mevsim Bahar’mış kime ne! Kışların en ayazı vurdu çiçeklerimi bana ne!

    Böylesi güzel yazınız için teşekkürler abla. Çok geç kaldım ama ancak yazabildim. Yüreğinize sağlık.

Yorum Yap,Fikrini Paylaş

Yorum yapabilmeniz için giriş yapmış olmalısınız.