1 May 2010

Hastanede ki Mahkumlar..

Yazar: geceler | Kategori: Geceler [geceler], Yazar ve Yazıları

Daha önce rastlamamıştım hastane koridorlarında bir mahkum, etrafında kiminin iki, kiminin dört, kimisinin de beş jandarma ile elleri kelepçeli şekilde dolaşmalarına. İlk defa böyle bir durumla karşılaştığımdan mıdır bilemiyorum kendi hastamı unuttum adeta onları düşünüp hallerine yanar oldum. Muayene odalarının önünde herkes sırasını beklerken onlar nerde kıyı köşe varsa sanki oraya sıkıştırılmak istenmiş gibi itilip, etrafını jandarmalar sarmış durumda.

Bir kat aşağıya inildiğinde laboratuarlar bölümü. Anlaşılan mahkumun hastane ile bütün işleri bitmiş olmalı ki yine en kuytu köşeye girmiş jandarmalar önünde, o köşede elleri kelepçeli karnını doyurmaya çalışıyor. Poşette bir kaç  parça yiyecek, yanında büyük boy bir su şişesi. Bir eli poşetteki yiyeceğe gittiğinde diğer elide zorunlu olarak ona gidiyor. Su içmek için suya uzansa yine diğer eli de mecbur suya uzanıyor. Ve karnı doyuyor yada doymuyor sadece yiyecekleri bitiyor. Sıra oraları toparlamaya geliyor. Yine iki eliyle birlikte toparlamaya çalışıyor elindekileri çöpe atacakken sağ olsun bu sefer jandarma yardım etmek istiyor çöpün ağzını açıveriyor oda rahatlıkla çöpleri atıyor.

İşte karşında bu manzaralar olunca unutuyorsun hastanı kendini her şeyini. Bu güne kadar hiç düşünmediğin özgürlüğü düşünüyorsun. Allah’ın (c.c) sana verdiği elini kolunu nasılda rahat bir şekilde kullanmışsın yıllardır.

Sen mahkum; istediğin gibi istediğin işlerde kullanırken bu elleri hiç düşünmemişsindir ellerinin kelepçeli olabileceğini. Kim bilir belki de hiç suçsuz yeredir ellerindeki bu kelepçeler. Yüreğinizdeki keder oturmuş kiminizin yüzüne. Kimileride adeta gülüyor ellerindeki kelepçelere inat hayata. Ellerinde kelepçe olmayan bizler, ne rahatmışız meğer. İstediğimiz gibi kullanmışız ellerimizi bu güne kadar hiç bir zorlukla karşılaşmadan hiç zorlanmadan. Bir elin diğerini takip etme zorunluluğu yok. İkisi de özgür. Özgürce uzanıyorlar istedikleri yerlere. Fakat biz bu özgürlüğün farkında olup bize bu elleri bu serbestliği verene ne kadar şükrettik?! Ya da bize bu elleri veren için ne yaptık? Onun istediği yerlere mi uzattık ellerimizi? Yoksa istemediği şeylerimi tutmaya çalışıyoruz? O’nun emanetini O’nun emrinin dışında mı kullanıyoruz? Bir gün hesaba çekileceğimizi unutuyor muyuz ne?…
……
….
İşte bir başka haftada bir başka gündeyiz. Bu sefer hastane koridorlarında değil, hastane odasındayız. Buda ne hemen yan tarafımızda boşalan yatağa gelen hasta bir mahkum. Bir rahat kalsaydım da birazcık kendi hastamı düşünseydim olmaz mıydı?… Kendi anlatımıyla kendisine saldıran iki kişiden birini öldürmüş diğerini yaralamış. Cezası hafif ki açık ceza evinden gelen bir mahkum. 7 yıldır ceza evinde, 5 ay sonra serbest. Hayalleri var 32 yaşındaki genç mahkumun.. Ceza evinden çıktığı anda Namaza başlayacak. Evlenecek çocukları olacak evinden işine, işinden evine ve Namaz vakitleri Camii’ye gidecek. Hafta sonları eşi ve çocuklarıyla pikniğe gidecek onlarla gülüp eğlenecek. Allah (c.c) hep güldürsün. Her iki dünyanı güldürsün. Önce seni ve senin gibileri oralardan kurtarsın. Sonra bütün gönlünden, gönlünüzden geçen güzellikleri bir bir versin. Ama Namaz için hani sana denildiği gibi çıkışı beklemeden hemen başlamanı nasip etsin inşaAllah…
…..
Hastane günlüğümdeki diğerleri…
86 yaşındaki ağzı dualı yüzü nurlu, evdeki eşinin kendisi için üzüleceğini düşünüp onun için gözyaşı döken Hasan amcam. Allah (c.c) bu sevginizi ebedi kılsın inşaAllah…
…..
İki kızı ve damatlarına rağmen kimsesizlikten ve çıktığında gideceği yeri olmadığı için hastaneden çıkmak istemeyen 80 yaşındaki Osman amcam. Hani sen üşürken sana üstünü örtme aç diyen hemşirelerin sana taktığı bir avuç suyun ne faydası olacak bir kaşık suydu ya o, İşte bir kaşık su olan o serumlar ve ilaçlar şifa olsun hastalıklarına inşaAllah…
…..
Siz, kimi mutlu kimi mutsuz ve çaresiz olan yaşlı amcalar ve genç mahkumlar unutulmuş değilsiniz. Aile sohbetlerimizde hep anılır oldunuz. Meğer  hastane ve hastalıkların hikmeti ne kadar da çokmuş… Hastalıklar dert değil, devaymış misafir olarak geldikleri bedenlere…

Yazar :  geceler

134 kez okunmus

Etiketler:

4 Yorum “Hastanede ki Mahkumlar..”

  1. HaFSaNuR diyor ki:

    Ablam,
    Nur`un guzellikleri o guzelim yureginden hic eksik olmasin emi?
    Guzel bakip guzel gordugun ve guzelliklere tesvik ettigin o yuregin guzelliklerde kalsin her daim.

    Yuregine saglik.

  2. mira diyor ki:

    Bu yazıyı ilk okuduğum da ne kadar zamansız okumuştum ve anlamamıştım.. Sonrasın da okuduğumda anladım ki, görmediğimiz gerçeklerden kesitlerdi ve her biri bizlere birer ibret örneğiydi..
    Bilirsin ablam hastaneye gitmeler ne kadar çok yoruyor ve bunaltıyordu beni. Hep gidene kadardı kendi derdim, gittikten sonra orada ki insanların dertlerini gördükten sonra unutuyordum ben mi hastaydım! Hayır değildim elhm.

    EyvaAllah ablam, görmemiz gereken bir gerçeği sunmuşsun bizlere… Ve o güzel yüreğinden kopan dualar “Amin”lerle miraçlanıp çıksın semaya ve kabul buyurulsun o İlahi Makamda..

  3. Secde_Gulleri diyor ki:

    Hastane insana ne anlatır? Kıymet derim.

    Ne zaman yolum düşse, şükrümü unuttuğum gelir aklıma. Kulağıma bir şeyler fısıldar. Şükrün nerede?

    Hastane = Kıymet+Şükür.

    Hem sağlığın kıymeti bilinir, hem şükrün eskik olduğu hatırlanır.

    Rabbimiz, şifaya muhtaç olan bütün müslüman kardeşlerimize şifa nasip etsin.

    Bu güzel yazınızdan ötürü teşekkürler abla. Yüreğinize sağlık.

  4. iremnur diyor ki:

    Hastaneler….insanın tefekkür etmesi.şükretmesi için yeterli mekanlar…
    Rabbim oralara düşürmesin ama eksikliğinide göstermesin…

    güzel yazı için teşekkürler kelamine sağlık abla…

Yorum Yap,Fikrini Paylaş

Yorum yapabilmeniz için giriş yapmış olmalısınız.