1 May 2010

Sevemedim Bu Şehrin Yağmurlarını..

Yazar: tahayasinyuzbasioglu | Kategori: Taha Yasin [Taha-Yasin], Yazar ve Yazıları

Yollara sürgün ediyor bu havalar yüreğimi…
Her damlası sıla kokuyor,
Her damlası özlem…
Sevemedim bu şehrin yağmurlarını ben…
Isınamadım gurbet türkülerine,
Belki de alışamadı, her yağmurda uzaklara dalmaya gözlerim…
Toprak bile bir başka buralarda.
Buruk açıyor çiçekleri bu şehrin,
Martıları yorgun…


Sevemedim bu şehrin yağmurlarını ben.
Sıcaklığını hissedemedim güneşinin,
Doya doya ağlayamadım geceleri.
Hüzünlerimin hep bir yanı eksik bu şehirde
Ağrılarım bile kesik kesik…
Havasına karışmıyor sigaramın dumanı,
Gökkuşakları bile renksiz burada…
Sevemedim bu şehrin yağmurlarını ben…
Ya da hiç sevmeye calışmadım…

Yazar : Taha Yasin Yüzbaşıoğlu

129 kez okunmus

Etiketler:

6 Yorum “Sevemedim Bu Şehrin Yağmurlarını..”

  1. HaFSaNuR diyor ki:

    Yagmur….

    Yagmur denince hep soyle bir durup dusunmek sarar yuregimi…
    Yagmur, huzundur, burukluktur, gozyasidir, uzakliktir, sevmektir, ayrilmaktir, bazen sevinctir, mutluluktur, tefekkurdur…..Yagmur denince, soyle bir durup dusunmek lazim…Efsun….Uzaklara surukleyen bir tilsim gizli yagmurda..

    Anlatamiyorum, yagmuru…
    Anlatilmiyor…

    Sevilmeyen yagmur mu, yoksa yagmurun getirdiklerimidir acaba?!

    Yagmurlarin size, sevinc ve guzellikler getirmesi dileklerimle..
    Yureginize saglik.

  2. tahayasinyuzbasioglu diyor ki:

    Galiba her yağmur esnasında yüreğimde kopan fırtınalar sevilmeyen… Buarada yorumunuz iyi dilekleriniz için teşekkür ederim…

  3. mira diyor ki:

    Özledim;
    Yağmur damlaları altında ıslanıp, rahmet damlalarını yudumlamayı..
    Özledim;
    En acılı anlarda gözyaşlarını saklamak yerine,
    yağmur damlalarına karışarak özgürce ağlamayı…
    Ve özlüyorum; Yağmuru…
    Alıp götürmesini içimdekileri ve serinliğiyle yenilenmeyi özlüyorum, istiyorum…
    Sağanak halinde yağsın üzerime, yağsın….

    Yüreğinize sağlık diyorum ve tekrar aramıza hoşgeldiniz…

  4. Secde_Gulleri diyor ki:

    Sevemedim ben bu şehrin yağmurlarını dediniz. Bakın ne geldi benimde kalemime:

    Şuan ki yaşadığım şehrin uzak bir ilçesine bağlı ücra bir köydeyim. Bugün kar yağdı desem inanır mısınız? O kadar soğuk ki buralar.

    Herkes baharın o meltemlerine olan özlemini giderirken, ben hala şubatın ters ve sert soğuklarıyla boğuşuyorum. Türkiye’de 2 mevsim yaşanan mekanlar da varmışta ben bilmezmişim.

    Sevemedim ben bu şehrin iklimini. Alışamadım ben mevsimsizliklere. Bahar ayında hazanı görürmüş gözlerim.

    Neyse konuyu dağıttım. Yazınız çok güzel Taha kardeşim. Yüreğinize sağlık. Aramıza hoş geldiniz inslh.

  5. tahayasinyuzbasioglu diyor ki:

    Ülkemizin her köşesinde başka bir hayat var.Kimisine kış uğramıyor kimisine de yaz… Yine de her köşesi bir başka güzel…

    Yorumunuz için teşekkür ederim.Hoş buldum.

  6. sessiz minare diyor ki:

    Bazı duygusallıklar yaşıyorum,o anlarda gönlüme bir şeyler doluyor,cok değerli ve yüce anlamlar,fakat sonra gecip gidiyor,o esnada bi şevk geliyor kabuğumu zorlamak görünmeyen zincir ve prangalarımdan kurtulmak,gönlüme bir konup sonra ucup giden o anlamların peşi sıra ucup gitmek istiyorum,ama butun cırpınışlarım nafile cünkü ortada bir realite var,oda bütün cümlesiyle masiva,yani görünmeyen zincirler,düğümler,bağlar, özgürlğümü sabote eden ve hürriyetime ipotek koyan tutkular, şartlanmışlıklar yüreğime vurulan kilitler ve daralan ufkum,zorlanan beynim,gönlümde yumak yumak,yumru yumru özgürlük sıkıntıları.
    En kiymetli ve değerli şeyler en zor ve güc bedeli isterler. !,Bir anda müteharrik bir şevk sarıyor beni,işte diyorum haykırarak işte aradıgım hazine,buldum onu!,diyor ve koşuyorum,daha bir atakta önümdeki duvarların sert kesif ve soğuk yüzüne carpıyor düşüyorum.Boynuma ayaklarıma ve bileklerime vurulan esaret halkaları ve zincirleri ürkütücü sesler cıkarıyor ve aklım başıma bir daha geliyor.iki olmazın olmazı oldum esaret ölüm ve ben.

    Ben aynı gün icinde 4 mevsimi birden yaşıyorum.Hangi kalp dayanır buna?!
    Ilkbahar,yaz,sonbahar,kış…
    Bir mevsimden diğer mevsime gecişlerde doga ön hazırlık yapar.Ilkbahar gelmeden,kardelenler baş kaldırır karların arasından,guneş kendini belli etmeye başlar,karlar erir…..Ama bunların hepsi bi kac gün,ay,icinde olur…
    Fakat benim hayatımda her şey cok hızlı cereyan ediyor.
    Aslında kücük olan bedenim kaldırmıyor bu kadarını…Ustüme birden yağan mevsimler bedenimi o kadar büyüttüki gören beni DEV ADAM sanıyor.
    üstümden bu yuku atamıyorum,Ya Rabbi sen kimseye taşıyamıyacağı yükü vermessin,bana layik gördüğün yük buysa amenna derim,ama yok bu değilse,bundan kurtulmak icin sana sığınır senden yardım isterim Allahım.

    Sessiz minare…

Yorum Yap,Fikrini Paylaş

Yorum yapabilmeniz için giriş yapmış olmalısınız.