1 Tem 2010

Edep Ya Hu!! (Bir Mektup.)

Yazar: Necdet EREM | Kategori: Necdet EREM [necdet], Yazar ve Yazıları
(Yazılarımda, İslam dinin sosyal hayata bakış açısı ve insanlara kazandırdıkları konulara ağırlık verdiğimden dolayı, yine dini içerikli olmakla beraber ahlaki değerleri ön plana çıkaran bir yazıma yorum olarak ‘BUNUN EDEBİYAT İLE NE ALAKASI VAR?’ diye soran bir dostuma ve bu şekilde düşündüğü halde, düşüncesini ifade edemeyen herkese yazmış olduğum cevabi bir mektuptur.)

Edebiyat:
İnsanlara edepli olmayı,
Edepli yazmayı,  Edepli düşünmeyi,
Düşündüğünü edep ölçüleri içinde ifade etmeyi ders vermekle kalmayıp, edepli insan yetiştirip, edepli insan toplulukları oluşturmayı hedefleyen adından da anlaşılacağı üzre EDEP ilim dalının adıdır.


Edebiyatı sadece gönül meseleleri ve ütopik hayat hikayelerine tahsisi etmekle, zorlamalar sonucu uyaklı yazı yazmaktan ibaret SANMAK; Edebiyat adına cehalet, SAYMAK ise yine Edebiyat adına cinayetten başka bir şey değildir.

Dini yazılar ki;
Hayata anlam kazandırıp, yaşamı yaşanmaya değer kılan, insanlar arasındaki ilişkileri sevgi, saygı, kardeşlik ve insan onuruna yakışır bir kalite ve kapasiteye kavuşturan, edebiyata edep ayarı yapan en önemli bir yazım alanıdır.

Edebiyatın geçmişine bakarsanız onu, Nesir dalında Tefsir ve Siyerin bir kolu, Nazım dalında Tasavvufun bir uzantısı, Mensur alanında hitabet ve kitabet açısından Vaiz ve Hatiplerin vazgeçilmez sanatı olarak görürsünüz.
Edebiyatı dinden ayrı düşünmek; onu insanlık için değerleri yıpratan bir törpü, mikrop üreten kokuşmuş zararlı bir bataklığa dönüştürmekten başka bir şey değildir.

Kim ne derse desin;
Din İlk insandan beri, insanların toplum hayatını düzenleyen, aralarındaki münasebetleri ahlak, adalet, sevgi, kardeşlik ve barış esasları üzerine tesis eden; ilk ve tek sosyal, siyasal, felsefi, edebi, mantıki, iktisadi tüm bilimleri çatısı altında bulunduran ve barındıran, hepsine insan onuruna yakışır yaşanabilir kurallar koyan vazgeçilmez ilahi kurumun adıdır.

Edebiyatı sadece yazım sanatı değil de yaşam tarzı gören ecdadımız, o günün yüksek eğitim öğretim müessesesi olan Medreselerin ilk girişinde; giren kişinin dikkatini çekebilecek görünür bir yere EDEP YAHUUU levhasını asarlarmış.

İstisnaları olmakla beraber, günümüzün; Allah’ı bilmeyen, hesabı düşünmeyen, büyüğünü saymayan, küçüğünü sevmeyen her şeyi kendisine hak sanıp, layık olmadığını isteyen, kendisine ait olmayanı almaktan çekinmeyen, hayatı mide ve uçkurdan ibaret zan eden edebten mahrum insan geçinen mahlukları çarşıda pazarda, okulda sokakta gördükçe, sizi bilemiyorum amma gelecek adına korkuyor, üzerime düşen vazifelerimi de hakkıyla yerine getiremediğimden dolayı üzülüyor ve insanlığımdan UTANIYORUM.

Konuyu çok irdelemeden ve uzatmadan.
Edep sultanlarından,Edebiyatın başına taç olacak bir söz ile sözlerime son veriyorum

EDEP NURLU BİR TAÇTIR LÛTFU HÛDADAN,
GİY O TACI KURTUL CÜMLE BELADAN.

Değerli dostlar konu hakkındaki yorumlarım edep sınırlarını aştı ise,
Edepsizliğimden dolayı ÖZÜR DİLERİM.

Edebe, Edeplilere, Edebiyata,
Selam ve Saygılarımla.

 Yazar : Necdet Erem

91 kez okunmus

Etiketler:

2 Yorum “Edep Ya Hu!! (Bir Mektup.)”

  1. geceler diyor ki:

    “EDEP NURLU BİR TAÇTIR LÛTFU HÛDADAN,
    GİY O TACI KURTUL CÜMLE BELADAN”

    Edebe dair güzel bir yazı olmuş. Allah (c.c) razı olsun. Yüreğinize ve kaleminize sağlık.

    Edeb taçıyla taçlanmak duasıyla.

  2. mira diyor ki:

    Gün geçtikçe daha mı çok düşülüyor edepsizliğin içine?
    Daha mı çok kaydebiliyor edep?
    Bu yüzden mi insan edep sınırlarını artık belirleyemiyor?
    Ama yine de ne güzel ki, edebi içinde taşıyan nice gönüller var..

    Yüreğinize sağlık, edebe dair güzel bir yazı..

Yorum Yap,Fikrini Paylaş

Yorum yapabilmeniz için giriş yapmış olmalısınız.