1 Tem 2010

Gaye-i Hayal Sensin..

Yazar: sinha | Kategori: SinHa [sinha], Yazar ve Yazıları


Şu uçsuz bucaksız kainatın içinde seçilmiş bir galaksi ve onda göze çarpan Samanyolu ki içinde masmavi bir gezegen bulunmakta. Bu mavi gezegen, o parlayan güneş etrafında durmaksızın seyrini tamamlamakta. Ve dünya! İçinde telaşlı bir hazırlık safhası ile onu aramakta. Toprak, ağaç, su, ateş, böcek, çiçek her şey ona hizmet uğruna can atmakta…

Ey tüm bu hazırlıkların gaye-i hayali insan!
Seni bu kadar değerli kılan ne ki asıl gitmen gereken yere yaptığın yolculukta sadece dinlenmen için inşa edilen şu kainat sana süslenmekte? Ve ey tüm kainat içinde yalnızca sana tercih hakkı verilen!
Seni yokluktan çıkarıp var eden Rabbine cevabın ne?
Şu koskoca kainatta ondan habersiz yürüyemeyen karınca, doğmayan güneş, bitmeyen tohum bize hep onu hatırlatmakta.

Ey sana tercih hakkı verilen!
Fakat ne tercih edeceğini bilmeyen…
Etrafına bak ve tüm kainatın uğrunda harcandığı hedefe doğru gitme çabasından ilham al. Unutma ki aldığı her bir nefeste iki defa ölümle burun buruna gelen insan şu koca kainatta ne yapacağını bilmeden kalmakta. Yalnızca kendinden daha iyi bilen bir Rabbi’nin olduğunu unutmayan insan, karşılaştığı her ne olursa olsun, bir an bile duraksamadan onu hayra çevirmeyi başarmakta…

Nasıl olabilir ki Allah (cc) insanlıkla şereflendirdiği bir varlığı öylesine var edip, onu kendine bıraksın? Nasıl olabilir ki Allah (cc) değer verip de ruhunun bir parçasını bahşettiği varlığın yaşadığı onca sıkıntıdan haberdar olmasın? Nasıl olabilir ki yaşadığı her anın hesabını verecek olan insan, çektiği en ufak sıkıntının dahi mükafatını öte alemde almasın? Ki zaten Allah (cc)’ın insana sıkıntı vermesinin sebebi, bu bekleme dünyasında buraya bağlanmadan, oyalanmadan hedefe ulaşması değil mi?

Sıkıntı anne karnına düştüğü andan itibaren hedefe ulaşmada yardımcısı olacaktır insanın. Ancak ağlayarak geldiği dünyada gülmek için yaşamaya çabalayan insan, yağmur altında ateş yakmaya çalışana benziyor.
Peki gülmeyecek mi hiç?
Ağlamanın gülmekten daha haz verici olduğunu anlayana kadar gülecek, gülmenin tadına varamadan.
O zaman başımıza gelen her sıkıntıyı ona ulaşmak uğruna aralanan bir kapı olarak anlamak senin, benim, hepimizin hedefi olmalı…

Unutma ki o kapı herkese aralanmaz.
Nice insanlar var ki o kapının eşiğinde yıllarca ağlayarak bekleyip ona ulaşmış. Öyle insanlar da var ki başlarına gelene sabredip o kapıdan içeri girmeye hak kazanmış.

Allah (cc) hepimizi o kapıdan girmeye hak kazanan kullarından eylesin inşAllah. {Amin}

Yazar : H.Kübra / SinHa

141 kez okunmus

Etiketler:

3 Yorum “Gaye-i Hayal Sensin..”

  1. geceler diyor ki:

    “Allah (cc) hepimizi o kapıdan girmeye hak kazanan kullarından eylesin inşAllah”

    Amin…

    Kainatın bir çekirdeği hükmünde yaratılan insan, dünyaya ne için gönderilmiş olduğumuzun bilinciyle yaşayabilmek nasibiyle inşaAllah…

    Kaleminize kuvvet, yüreğinize sağlık olsun.

  2. mira diyor ki:

    Bakara Sure’sinin bir çok ayetinde “Allah’a karşı sorumluluğun bilincinde olmak”tan bahsediliyor. Bu dünyaya gönderilmekle bizlere bahşedilenler karşısında, Allah’a karşı olan sorumluluklarımızın ne kadarının farkına varıyoruz ya da kaçını hayatımıza geçirebiliyoruz?

    Sabredenler…
    İşte onlar ki kazanacak olanlar.
    Onlar ki ahireti bu dünyada kazanabilmek için uğraşanlar..
    Sabredenler…
    Hiç şüphesiz ki mükafatı elbet verilecek olanlar.
    Ve sabredenler..
    Müjde ile O Yüce İlahi tarafından haberdar edilenler..
    “Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.” [Bakara/155]
    “İşte Rableri katından rahmet ve merhamet onlaradır. Doğru yola ulaştırılmış olanlar da işte bunlardır.”[Bakara/157]

    Güzel bir yazıydı, yüreğine sağlık kardeşim..

  3. Secde_Gulleri diyor ki:

    Güzel bir fonla hoş bir yazı.

    Teşekkürler kardeşim.

Yorum Yap,Fikrini Paylaş

Yorum yapabilmeniz için giriş yapmış olmalısınız.