1 Ağu 2010

‘A’Ş’K’la Boyanan

Yazar: mira | Kategori: Betül KİRTİ [mira], Yazar ve Yazıları

“Kaçıyorum. Kaçtıkça yoruluyorum.
Yoruldukça yeniden yakalanıyorum..
Ve yakalandıkça sar başa yeniden kaçmaya başlıyorum.”

Bir davet bu. Beyazla süslenmiş bir davet. Masum bir edaya bürünmüş, cezb edici bir davet. Beyaz da olsa rengi korkuyorum. Yaklaşmasından ve yanına yaklaşacak olmaktan. Zira görünüşü ne kadar davetkâr ise takındığı masumiyet bir o kadar ürkütücü.


-Nesi var bu davetin?
-Nesi mi var? Kabul edenlerden bir isteği var.
-Ne istiyor peki?
-Beyazını boyamak istiyor.
-Bundan kolay ne var?
-Beyazı boyamak o kadar kolay değil.
-Neden kolay değil?
-Boyarken, boyayanın ellerine kan bulaşıyor.
-Neden kan?
-Boyayan yüreğini eline alarak boyuyor…

-Sustun!? Bak boyanıyor beyaz ve yüreğimden kan damlıyor…
………
……

Dil kıyısına çıkarılmayı bekliyor harfler.
Beyaz örtüler serilmiş bekliyor. Konuşmayı unutmuş kazazedeleri çıkaracak biri lazım. Hangi biri öne çıkacak? Hangi birinin çıktığı an da yaraları sarılacak? Dile gelmeleri yarayı mı saracak yoksa daha mı çok acıtacak? İşte başlıyor harfler, işte can veriyor kazazedeler…


Öncelikle ‘ayn’ çıkıyor öne. Cesurca…
Bilmiyor yanına hangi harf gelecek, bilmiyor gelen harf yüreğine mi değecek..
Bir cemre gibi düşüyor sayfalara. Can damlasını düşürüyor, çoğalmak için toprağa. Nefesinde nefes bulacağı her cana hayat vermek istiyor. Can vermek için değil, nefeslerde can bulmak için bekliyor. Rengi boyansa da, inanıyor gelecek olana, inanıyor onun getireceği renklerle mutlu olacağına..
‘Ayn’ bekliyor. Gözlerini dikmiş yola, gelecek olanı gözlüyor. Sanki anlamını biliyormuşcasına sırtlanıyor anlam yükünü omzuna. ‘Ayn’ gözlüyor ve gözlerken ‘ayn’ ın, ‘göz’ demek olduğunu öğreniyor…

‘Ayn’ beklerken, hiç beklemediği bir an da seçme hakkı veriliyor ona..
‘Al hangisini istersen!’ Peki ‘ayn’ hangi harfi seçmeli?
Hangi harf gelmeli ki yanına? Hangi harf geldiği an kavileşir anlamı daha da?
Dönüp duruyor, durup dolaşıyor. Dolaştıkça arıyor ve aranan nihayetinde bulunuyor..
Ne kadar cesursa, bir o kadar korkak olan
‘şın’ ı istiyor yanına. Onun da her halinden belli ki bekliyormuş. Sanki geleceğini bilir de bekler gibi, sanki geleceğinden haberdarmış gibi… Cesurca uzatıyor elini ‘ayn’, tutmaya çalışıyor ‘şın’ ın elinden.  Tüm ürkekliği bir kenara bırakıp, başını kaldırıyor.. Elleri birbirine değdi an zaman kavramı kalkıyor ortadan. An duruyor, an onlar için kendini yeniliyor. Birliktelikleri pembe beyaz bir nurun yansıması ile aydınlanıyor. Ve huzmeler ki etrafa yayılıyor…

‘Anlamı daha da güçlendirmek lazım!’ diyor ‘şın’ , ‘ayn’ ın yüzüne..
‘Birlikteliğimiz yetmiyor üzerimize tecelli eden nurun aksine. Hadi bulalım diğer harfi de…’

Bir yolculuk daha mı? Başlıyor işte arayış…
Fersah fersah yollar gidiliyor.. Önlerine çıkan her harfe tek tek soruluyor. Hiç kimse yerini bilmiyor, hiç kimse yaşadığını dahi söylemiyor. Kimi diyor;
‘O gideli çok oldu buralardan!’, kimi diyor; ‘Çoktan göç etmiştir bu alemden!’ kimi de diyor; ‘Dağ başlarına bakın bir de!’. Zaman geçiyor, zaman akıp gidiyor.. Yol uzadıkça uzuyor, yolun sonu yaklaşıyorken yolun sonun da bir dağ beliriyor.. Belki de son şans bu, onu bulabilmek için belki de son adres. Tırmandıkça dikleşiyor yokuş, dikleştikçe tırmanıyorlar. Tırmandıklarında ‘kaf’ çıkıyor karşılarına, dağ başını mesken edinmiş, yalnızlığı dost edinmiş… Selamlaştıktan sonra halleşiyorlar. Dertleri ile hem dem olduktan sonra tutuyorlar ‘kaf’ ın da elinden. Ortalığı kaplayan bir ışık, daha önce hiç görülmeyeninden. Nurun aksi dağılıyor, alem ki Nura gark oluyor. Ve üzerlerine yağan bir yağmur, onları arındırıp saflaştırıyor… Sonrası ise rayiha dolu. Etrafı saran o muhteşem koku. Lahutî bir koku bu, üzerlerine sinmiş o misk kokusu…

Son harfle birlikte tamamlıyor kelime.
Anlamını ise kelimeye vakıf olanlar biliyor.
Kelime ise kendine vakıf olacak olanları bekliyor…

Dağ başında son buluyor arayış, dağ başında güçleniyor anlam. Sırrına ise sadece arayan ulaşıyor.. O sırra ulaşmak için ise dağ başının teslimiyeti gerekiyor. Zira orada bekliyor ‘ayn’ , ‘şın’ ve ‘kaf’.

-Buldunuz mu? O halde birleştirin harfleri…
……

Yazar : Betül Kirti / mira

215 kez okunmus

Etiketler: ,

2 Yorum “‘A’Ş’K’la Boyanan”

  1. ruman diyor ki:

    Aşkın tarifesi üç harf…sırlarıyla birlikte ayn,şın ve kaf!Güzel teşbihlerden oluşan güzel yazın için teşekkürler…

  2. geceler diyor ki:

    Harfleri birleştiriyorsun AŞK oluyor. Ve anlıyorsun ki, o AŞK’a ulaşmak için dağları tırmanmak gerekiyor. Bu güzel yazıya nasıl bir yorum yapmak gerekiyor… Bilmiyorum…

    Bildiğim teşekkür etmek. Birde Dua etmek. Kalemine kuvvet, AŞK terketmesin Yüreğini ilelebet…

Yorum Yap,Fikrini Paylaş

Yorum yapabilmeniz için giriş yapmış olmalısınız.